İnsanları çoğu, burayı benim kadar iyi bilmezler, buraların yollarını, patikalarını, börtü böceğini ezbere bilirim. Hani içe işlemek diye bir deyim var ya, işte öyle! Ben artık buraya, burası, artık bana benziyor. Yalın, sıradan görünen bir yer yok burada. Fazla yaklaşanlar buraya, buranın huyunu suyunu bilmeyenler kesin bir sayrıya bulaşırlar; kurtulmak oldukça zordur, kazadan. Başedemeyenlerin sonu bellidir, ince olduğun kadar, sert olmak, gerekir, burada. Serin davranmak, ölüme, eş...
Timsahlar, piranhalar ve çürümeye yüz tutan bitkiler: Burada kaybolmanın mümkün olmadığını sananlar, şu hayvanları bilseler yeter, ya da şu ağaçları, onlar bile tuzaktır, ayağınıza dolaşabilir her an, dikkat etmezseniz... Ağaçların önünde bir kez daha düşünmeliler, suyun önünde bir kez daha... Buralar içlerini rahatlatacak bir şehir değil, buralarda da gürültü vardır, ancak gürültüyü çok daha dikkatli dinlemek gerekir. Canlı sesleri, bataklık, içinde kaybolanlar.