Cevat Çapan’ın bütün şiir kitaplarını “beğeni”yle okudum: Dinginlik, derin bir şiir ve yaşama bilinci, ustalık, sakin bir biçem, çağcıl çapraşıklıktan kurtulmuş dizeler, bildiğimiz anlamda şiir için ne ararsak, kendini koruyan bir yaşama biçimi de dahil hepsi var onun şiirinde.
Cevat Çapan’ın son kitabında da yukarıdaki özelliklerin hepsi var, olmaması beni tedirgin ederdi doğrusu, biraz tedirginliğimde yok değildi, kitabın adından dolayı, kitabı elime alana dek bu tedirginlik sürdü, hâlâ sürüyor, kitabı adı, gösterişli bir lokantaya girmişim…, aklıma gelen bu saçma sapan şey oldu.
İlk şiirde -Rüzgar Kuşları-, bir dilbilgisi hatası gözüme çarptı. Şiirde Dilbilgisi’nin çok önemli olduğunu düşünmüyorum, ancak ilk şiirde öylesine sıra dışı bir görüntü ki: Urla İskele’de tümcesi / dizesi. Urla sözcüğünden sonra, virgül konulsa, biraz düzelecek, dize, hani sokak tabelalarında, sokağı (Çay Sokak değil, Çay Sokağı örneğin) sözcüğünün kullanılmaması gibi.
Cevat Çapan yılların birikimiyle, sözcüğü rafine hale getirdiğine şüphe yok, ben de aradığım şiirleri bulmuş biri olarak okudum. Şiirler, Eren Aysan’ın Hürriyet Gösteri Dergisi’nin bir sayısında yazdığı gibi, dünden bugüne, şimdiki zaman içerisinde gelişiyor, zaten Cevat Çapan’ın şiirini rafine bir biçeme – söyleyişe dönüştüren özelliği bu özellik, pek nadir dizeler tek başına şiir olma özelliğine kavuşuyor, zaten bu şiirin hikayeleyici özelliği de, dize - biçem belirlemese de, göz ardı edilebilir. Şiirin hangi biçemle belirdiğini kavramak gerekir, yekpare bir şiir Cevat Çapan’ın şiiri, onun şiirine en uzak akraba, bir karşılaştırmaya gidilirse İlhan Berk. İlhan Berk Şiiri gibi, bir anlamsızlığın sürekli değişimin peşinden gitmez, şiiri, “güzel-iyi” olanın yitirilişidir, şairin kaygısı, “sanat için sanat” kaygısı görülmez, Çapan Şiiri’nde, insani haller, bireyden yola çıkarak en olması gerekeni anlatır. Sözcükler, bir oyun alanı değildir. Tüm kitapları boyunca naif olanı tanımlar gibidir, ancak kaybettiklerimiz, bir yerde bekler, onun anmalığı buradan devinimle oluşur, bir de “şimdi” sözcüklerinin yinelemesi fazla olmasa, gene de gözden kaçırılmaması gereken kitaplar azdır, gözden kaçmaması gereken bir kitap.
Cevat Çapan’ın son kitabında da yukarıdaki özelliklerin hepsi var, olmaması beni tedirgin ederdi doğrusu, biraz tedirginliğimde yok değildi, kitabın adından dolayı, kitabı elime alana dek bu tedirginlik sürdü, hâlâ sürüyor, kitabı adı, gösterişli bir lokantaya girmişim…, aklıma gelen bu saçma sapan şey oldu.
İlk şiirde -Rüzgar Kuşları-, bir dilbilgisi hatası gözüme çarptı. Şiirde Dilbilgisi’nin çok önemli olduğunu düşünmüyorum, ancak ilk şiirde öylesine sıra dışı bir görüntü ki: Urla İskele’de tümcesi / dizesi. Urla sözcüğünden sonra, virgül konulsa, biraz düzelecek, dize, hani sokak tabelalarında, sokağı (Çay Sokak değil, Çay Sokağı örneğin) sözcüğünün kullanılmaması gibi.
Cevat Çapan yılların birikimiyle, sözcüğü rafine hale getirdiğine şüphe yok, ben de aradığım şiirleri bulmuş biri olarak okudum. Şiirler, Eren Aysan’ın Hürriyet Gösteri Dergisi’nin bir sayısında yazdığı gibi, dünden bugüne, şimdiki zaman içerisinde gelişiyor, zaten Cevat Çapan’ın şiirini rafine bir biçeme – söyleyişe dönüştüren özelliği bu özellik, pek nadir dizeler tek başına şiir olma özelliğine kavuşuyor, zaten bu şiirin hikayeleyici özelliği de, dize - biçem belirlemese de, göz ardı edilebilir. Şiirin hangi biçemle belirdiğini kavramak gerekir, yekpare bir şiir Cevat Çapan’ın şiiri, onun şiirine en uzak akraba, bir karşılaştırmaya gidilirse İlhan Berk. İlhan Berk Şiiri gibi, bir anlamsızlığın sürekli değişimin peşinden gitmez, şiiri, “güzel-iyi” olanın yitirilişidir, şairin kaygısı, “sanat için sanat” kaygısı görülmez, Çapan Şiiri’nde, insani haller, bireyden yola çıkarak en olması gerekeni anlatır. Sözcükler, bir oyun alanı değildir. Tüm kitapları boyunca naif olanı tanımlar gibidir, ancak kaybettiklerimiz, bir yerde bekler, onun anmalığı buradan devinimle oluşur, bir de “şimdi” sözcüklerinin yinelemesi fazla olmasa, gene de gözden kaçırılmaması gereken kitaplar azdır, gözden kaçmaması gereken bir kitap.