Bilinç ne denli önemli. Gece!

Evin Bahçeli Olanı

Rokoko’yu okumuş olanlar vardır, duymuş olanlar daha da fazladır belki. Şu Barok’tan hemen sonra tantanalı, olabildiğince zenginlik –maddi- zenginliğin, tantanalı yaşantıların olduğu zaman. Bu dönemde yapılmadık kepazelik kalmamış. Ancak bu dönemde en çok hoşuma giden şey, resimdir. Şımarıklık, çok nadir de olsa insana umut verebilir. Bu dönemin çoğu resminde görülen, gösterişli bahçeler için söylenmiştir bu söz zannımca, şımarıklık. Gösterişli giysiler içindeki insanlar olmasa da, bu resime bakarak, bulunduğumuz zamanlarda insan kendini şımartmak  isteyebilir. İşte, kimi resimin böyle bir özelliği vardır.
Frogonard’ın bir resmi bu, resimdeki kişilerin birbirlerine söylediklerini merak etmek, televizyondaki magazin izlencelerine döner. Fakat bahçenin görkemli hali, güllerin, çimenlerin, ağacın göz alıcı cazibesi, insanı adeta bir bilinmeze götürür ki, kendinden sonra gelecek olan meraklı Romantik dönemle, kendinden önceki bitkin Barok’tan kurtuluşu gösterir bizlere.
Korkularımızı saklar Rokoko, insanın en derinlerini mahveden korkuları. Dipsiz bir bungunluğu savurmak için vardır, ama fazla ileri gitmiştir. Barok’ta oluşan modern bahçe tasarımına insan figürünün yerli yerinde oluştuğu bir tasarımdır adeta Rokoko. Meryem’in içinde bulunduğu manzara tasarımı, gerçeğe bürünmüştür artık. İnsanın kutsala saygısızlığı artmış olsa da, boşuna burjuva tuhaf, Aristokrasi kötüdür dememişler. Fakat kendinden önceki Barok dönemin bahçe tasarımını bilmek gerekir.
Tabii bu dönemde de resim hâlâ zenginlerin elinde, belirli bir kitlenin hizmetindeydi. Ne tuhaf parklara, korulara bir türlü alışamadım. Çok nadirdir bu yerlerde oturmam. Aklıma hep bu dönemler gelir. Gezi olaylarında da hep aklımda bu bahçe, park tasarımı yer etti. Nedense medeniyet demek birazda günümüzde, düzenli yeşil alan tasarımıyla mümkün. Rokoko’da bir de tam tersi var ki, bu gösterişli zaman, mobilya, malzeme tasarımı. Bir o kadar aptalca ki bence, tevazunun artık tabir yerindeyse bokunu çıkarmışlar.
Dönelim resime, insanın karanlık yanından sıyrılıp bahçe içerisinde resmedilmesi, Romantik dönemle azalacak. İzlenimciler, modern bahçeye, ona son olarak bir dönem içerisinde yer verecekler. Ondan sonra da bahçe ve parklara ilintili bir dönem pek de bizleri dönem etkisi üzerinden etkilemeyecek. Modern zamanlarda bahçe kaybetmek, oturup huzur bulmak, belki de o devasa bahçeleri görünce bizleri pek etkilemeyecektir.
Artık yirmi birinci yüz yılda, küçük yalı/villa içerisinde çimenleri bol bahçe adı bile verilmeyecek tasarımlar karşımıza çıkan. Apartmanlarda büyüyen bir nesil için pek de anlamı yok, doğanın bu sahtecik yanı belki, bu kadarı bile. Ama bizlere bugünlerde çok önemli bir şeyi hatırlatıyor doğa, bu resim, evin bahçeli olanı ne kadar önemliymiş. Bir Rokoko dönemi bile olsa. Evde sıkışıp kalmak, benim için çok önemli olmasa da, kim istemez bahçeli bir evi. En çok sevdiğin gül mü, karanfil mi?